Üst Reklam 970x90

Tohum Otizm Vakfı’ndan Bahattin Demir’in sorularına cevap!

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Tohum Otizm Vakfı’ndan Bahattin Demir’in sorularına cevap!
Özel çocukların faydasına bir çok projenin öncülüğünü üstlenen ve adından sıkça söz ettiren Samyeli Engelsiz Yaşam ve Eğitim Derneği Başkanı Bahattin Demir’in 24.07.2019’da Tohum Otizm Vakfı ve Kurucusu Aylin Sezgin hanımefendiye ithafen kaleme aldığı köşe yazısında kendisine bazı sorular yöneltmişti.

Bahattin Demir’in sorduğu sorulara Aylin Sezgin sosyal medya üzerinden cevaplar verdi.

Bahattin Demir’in köşe yazısı                                                                                                    

https://www.gazetedamga.com.tr/tohum-otizm-vakif-mi-anonim-sirketi-mi-makale,2178.html

İşte beklenen soruların cevapları;

“Bahattin Bey Merhaba;

Tohum Otizm Vakfı’nın kurucusu ve 22 yaşında otizmli evladı olan bir anne olarak sosyal medya üzerinden yönlendirdiğiniz sorular, basın mensupları ve yayın kuruşlarına yaptığınız çağırılara konunun bizzat muhatabı olarak cevap vermek istedim.

1997 yılında ikiz bebeklerim dünyaya geldi. İkizlerimden birinde farklı bir gelişim vardı ve süreçte otizm ile tanıştık. Oğlum Cem için 1997’de başlayarak verdiğim çabalar 2003 yılında çok değerli isimlerin konuya olan inancı ve desteğiyle Tohum Otizm Vakfı’nı kurmaya kadar gitti. Vakfımız, "Otizm Spektrum Bozukluğu" olan çocukların erken tanısının konulması, özel eğitimi ile topluma kazandırılmasına öncülük edilmesi ve bunun yurt çapında yaygınlaştırılması amacıyla, kar amacı gütmeyen ve kamu yararını gözeten bir sağlık ve eğitim vakfı olarak çalışmalarını kurulduğu günden beri yürütüyor.

Haberinizi hazırlarken mutlaka bizim bugüne kadar hayata geçirdiğimiz projeleri ve çalışmaları araştırmışsınızdır. 16 yıldır yaptığımız çalışmaların hepsini burada sıralamak tabi ki mümkün değil ama belli başlı çalışmalarımızı sizinle paylaşmak istedim. Tohum Otizm Vakfı olarak; Tarama/tanılama, kaynaştırma/bütünleştirme, özel eğitimin güçlendirilmesi, eğitici eğitmenlerin/öğretmenlerin otizm konusunda mesleki kapasitelerinin artırılması, ailelerin ve bölge halkının otizm konusunda bilgi ve farkındalık düzeylerinde artış sağlanması, otizm konusunda çalışan sivil toplum kuruluşlarının kurumsal kapasitesini ve savunuculuğunu güçlendirmek gibi pek çok konuyu temeline alan 36 büyük ulusal ve uluslararası proje yürüttük, yürütmeye de devam ediyoruz. 1.969 sağlık personeline, 13.479 öğretmene eğitim verdik. Sağlık Bakanlığıyla yaptığımız projeler kapsamında 55.010 çocuğu otizm taramasından geçirdik. Rehberlik birimimizde 11.442 kişiye ücretsiz danışmanlık ve eğitsel değerlendirme yaptık. 31.247 kullanıcısı olan otizm eğitim portalını ve ilk Türkçe iOS/Android uygulamalarını geliştirdik ve ücretsiz kullanıma sunduk. Otizmli çocuklara eğitim veren 75 devlet okuluna öğretmen eğitimleri, müfredat ve materyal desteği sağladık. Aile ve uzmanlar eğitici eğitimleri için verdiğimiz seminer ve eğitimlerin Türkiye çapında yaygınlaştırılabilmesi, yeni teknolojik uygulamaların geliştirilmesi için 2015 yılında Sürekli Eğitim Birimini kurduk ve yapılan eğitimlerle toplam 22.993 aile, eğitimci ve üniversite öğrencisine ulaştık. Ailelere, eğitmenlere ve alanda çalışan diğer uzmanlara yönelik hazırlanan 197.717 adet otizm eğitim kiti ve kitapçığı, Türkiye’nin tüm illerine ücretsiz gönderimini sağladık. Türkiye’de ilk kez otizmli gençler için iş ve yaşam müfredatını vakıf olarak geliştirdik ve Beylikdüzü Özel Eğitim İş Uygulama Merkezi’nde uygulanmaya devam etmesini sağladık. Tüm bunlara ek olarak sizin yazınızda bahsettiğiniz Özel Tohum Vakfı Özel Eğitim Okulunu ise otizmli çocukların hak ettikleri eğitime kavuşmaları için 2006 yılında örnek bir model okul kurduk. Okulumuz ülkemize otizm konusunda uzmanlaşmış ve örnek olabilecek, dünyadaki gelişmeleri takip eden, bilimsel dayanaklı ve etkililiği ispat edilmiş bir sistem ile eğitim veren bir model kazandırmıştır. Okulumuz otizmli çocukların eğitiminin içerik ve uygulama açısından doğru bir örneğini Türkiye’ye getirmekle kalmamış aynı zamanda otizm konusunda etkili bir müfredatı da hizmete sunmuştur. Özel Tohum Vakfı Özel Eğitim Okulu Amerika’da otizmli çocuklara yaklaşık 50 yıldır eğitim veren; toplum temelli ve zengin içerikli müfredatı, bilimsel-dayanaklı veriye dayalı uygulamaları, bilimsel

 

 araştırmaları ve yaygınlaştırma kollarıyla tüm dünyada tanınan bir kurum olan Princeton Çocuk Gelişim Enstitüsü’nün (PCDI) yaygınlaştırma koludur ve bu kurumun ‘know-how’ı ile eğitim vermektedir. Aynı zamanda PCDI, Uygulamalı Davranış Analizine dayalı etkili eğitim yöntemlerini kullanan en iyi okul programları arasında May Institute ile birinciliği paylaşmaktadır. Okulumuzda bugüne kadar 2.184 otizmli çocuk eğitim almış, 1.014 çocuğun 20.910.072,62 TL’lik burs desteği ile eğitim almaları sağlanmıştır.

2003’den bugüne yaptığımız tüm çalışmalar sonucunda ise 458.270 otizmli çocuk ve ailenin hayatında dokunabildik. Çalışmalarımız hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz web sitemizde yayınladığımız faaliyet raporlarımızı da inceleyebilirsiniz.

https://www.tohumotizm.org.tr/hakkimizda/faaliyet-raporlari/

Bahattin Bey,

Türkiye’de STK’ların özellikle de Vakıfların çok sıkı denetimlerden geçtiğini mutlaka biliyorsunuzdur.

Tohum Otizm Vakfı; 2006, 2013, 2018 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü Denetimi, Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü, Rehberlik ve Teftiş İstanbul Grup Başkanlığı Müfettişi tarafından ve her yıl İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından denetlenmektedir. Sadece Vakfımız değil, yazınıza konu olan okulumuz da düzenli olarak Milli Eğitim Bakanlığı müfettişleri tarafından denetlenmektedir. Tüm bunlara ek olarak okulumuz eğitsel anlamda her yıl düzenli olarak bağımsız dış değerlendirmeden geçerek denetlenmektedir. Ayrıca kurumun kendi iç denetimlerine ek olarak eğitim süreçleri ayrıntılı bir şekilde PCDI ya da uzmanlar tarafından her yıl değerlendirilmektedir. Denetim sonuçlarında elde edilen veriler PCDI’ya rapor edilmekte ve bu verilerin belirli ölçütlerin üzerinde olması beklenmektedir. Her yıl, PCDI ile iç ve dış denetim sonuçları paylaşılmaktadır.

Tüm bu denetimlere ek olarak hiçbir yasal zorunluluğumuz olmadığı halde her yıl bağımsız bir denetim firması tarafından denetlenmekteyiz. Bu denetim raporunu her yıl Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na ve bağlı bulunduğumuz T.C. Vakıflar Bölge Müdürlüğü- İstanbul Vakıflar 1.Bölge Müdürlüğü’ne teslim ediyoruz. Aynı zamanda kendi web sitemizde de yayınlıyoruz. Yayınladığımız sadece denetim raporlarını değil... “Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik” ilkemiz doğrultusunda mali raporlarımızı da kamuoyuna açık bir şekilde web sitemizde bulabilirsiniz.

Bahattin Bey,

İsterdik ki “Tohum Otizm Anonim Şirketi” haberinizi hazırlamadan önce keşke bizi de dinleseydiniz... Habercilik objektif olmayı ve tüm tarafları dinlemeyi gerektirmez mi? Vakfımızın kapısı herkese açık, gördüğünüz gibi bana da ulaşmak çok kolay... Keşke bu soruları gelip bize sorduktan, cevaplarını aldıktan ve çalışmalarımızı yerinde inceledikten sonra bu haberi hazırlasaydınız.

  

 Arada saygı sınırını aşarak sorduğunuz ve yer yer hakaret içeren ithamlarınız ve sorularınızı tek tek cevaplamak istiyorum;

1. Rehabilitasyon merkezleri zaten devlete bağlı, ayda en az bir kez kameralar tarafından kayıt altına alınmış seansların denetimleri MEB müfettişlerince yapılan, eğitim programları MEB talim terbiye kurulunca belirlenen ve halka arz kurumlar olduğunu biliyor musunuz?

Rehabilitasyon merkezlerinin içerik ve nitelik olarak oldukça desteğe ihtiyacı var. Denetim mekanizmasında yaşanan eksikliler, eğitimin kalitesi, eğitmenlerin yeterliliği vb. pek çok konuyu öncelikli olarak sıralayabiliriz. Öyle ki ilgili bakanlıklar bu eksikliklerden rahatsız olarak “Destek Özel Eğitim Hizmetlerinin Verimliliğinin Arttırılması Projesi”ni hayata geçirdi. Hazırlanan raporda araç gereç yetersizliği, insan kaynakları yetersizliği, engel grubuna göre doğru eğitimin verilemediği gibi çarpıcı sonuçlar paylaşıldı. Sizce Türkiye’de hizmet gösteren 2.500’ün üzerinde rehabilitasyon merkezinin ne kadarı yeterli? Kaçında bu sıraladığımız sorunlar yaşanmadan özel çocuklara hizmet veriliyor? Araştırma sonucu da gösteriyor ki; rehabilitasyon merkezlerinde çocuğun yüksek menfaati gözetilerek nitelikli eğitim maalesef verilemiyor.

2. Rehabilitasyon merkezlerinin vakıflar gibi bağış toplayarak eğitim yapmadığını biliyor musunuz?

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak kar amacı güden, ticari kurum olarak hizmet veren rehabilitasyon merkezlerinin; kuşkusuz ki bağış toplaması yasaktır ve yasal değildir. Rehabilitasyon merkezi ticaret gereği hizmet satar ve karşılığında parasını alır.

Sivil toplum kuruluşları ise; toplumdaki çeşitli sorunları bağımsız olarak ele alıp kamuoyunu bilgilendiren, öneriler sunan ve o alana yönelik hizmetler geliştiren ve en önemlisi kar amacı gütmeyen yapılardır. Bu amaçlarını toplum ile paylaşarak bağış toplayabilir, destek alabilirler.

3. Rehabilitasyon merkezlerinin devlet tarafından bir seans ücreti olarak 75 TL ödendiğini biliyor musunuz?

Devlet desteği 79 TL + KDV olan rehabilitasyon merkezlerinde; farklı alanlardan mezun öğretmenlerin sınıflarda öğrenci ile tek başına kaldıkları, ailelerin kameralardan sadece dersi izleyebilmeleri ve ders sonunda bilgilendirilmelerine dayalı olduğu ve derse alınmadıkları bilinmekte, verilen eğitimlerin denetlenmediği bir ortamda bulunan öğrencilerin gelişimleri veriye dayalı takip edilmemektedir ve tüm bu yönleriyle içeriksel olarak geliştirilmeye çok ihtiyaç vardır.

4. Rehabilitasyon merkezleri eğitim hizmetlerinin yanında servis hizmeti için devletten ödenek veya velilerden bağış toplamamaktadır. Bu konuda bilginiz bulunmakta mıdır?

 

 Bu sorunuzda Özel Tohum Vakfı Özel Eğitim Okulu ile bir kıyas yapıyorsanız, bizim kurumumuz rehabilitasyon merkezi statüsünde olmadığından doğru bir karşılaştırma olmayacaktır. Bu konuda yardım talebiniz var ise devletin ilgili kademeleri ile iletişime geçmeniz faydalı olacaktır.

5. Rehabilitasyon merkezleri 2006 yılında 283 TL ödenek alırken, hali hazırda 2019 yılında 634 TL almaktadır ve siz de takdir edersiniz ki; bu rakam yükselen enflasyon değerlerinin çokça altındadır. Bu şartlar altında rehabilitasyon merkezlerinin nasıl ayakta durduğunu anlayabiliyor musunuz?

Bildiğiniz üzere bizim de bir eğitim kurumumuz var. Bir eğitim kurumunu hele ki özel çocukların eğitim aldığı bir eğitim kurumunu ayakta tutmanın ne denli zor olduğunu en iyi bilenlerden biriyim herhalde... Bu yüzdendir ki topladığımız bağışlarla bu farkı kapatmaya ve otizmli çocuklarımızı eğitime ulaştırmaya devam ediyoruz.

6. Bir vakıf olarak hizmet yürütürken eğitim verdiğiniz çocuklardan neden ücret alıyorsunuz?

Tohum Otizm Vakfı ve Vakfın iktisadi işletmesi olan Özel Tohum Vakfı Özel Eğitim Okulu karıştırılıyor. Vakıf 2003 yılında kurulmuş ve 2003’den bugüne otizm alanına katkı sunan kamu yararı statüsünde bir Sivil Toplum Kuruluşu. 2006 yılında kurduğumuz Özel Tohum Vakfı Özel Eğitim Okulu ise iktisadi bir işletme... Okulumuz, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak özel özel eğitim okulu ve destek eğitim birimi statüsünde hizmet veren iki ayrı bölümden oluşmaktadır. Okul bölümünde otizmli öğrencilere haftanın beş günü tam- zamanlı, destek eğitim bölümündeyse haftanın belli günlerinde yarı-zamanlı eğitim verilmektedir. Okul bölümünde her bir çocuk için yıllık toplam eğitim maliyetinin % 32 kadarı vakıf tarafından karşılanmakta geri kalan tutar ailelerden alınmaktadır. Destek eğitim bölümünde eğitim alan çocuklarımızın % 51 burslu olarak eğitimlerini devam ettirmektedir. Maddi imkanı yetersiz ailelerimizin çocuklarına verdiğimiz burs desteğinin politikası & kriterleri de şeffaf bir şekilde web sitemizde yer almaktadır. (https://www.tohumotizm.org.tr/ozel-tohum-vakfi-ozel-egitim-okulu/burs/ )

Bu arada Türkiye’de iktisadi işletmesi olan birçok STK vardır. Daha iyi anlayabilmeniz için bir örnek vermek istiyorum; Türk Eğitim Derneği (TED) de bir Sivil Toplum Kuruluşudur. Aynı zamanda iktisadi işletmesi olan okulu vardır. TED de Tohum Otizm Vakfı gibi bağışlarla sürdürebilirliği sağlar. Peki, TED’in okulundaki çocukların hepsi burslu olarak mı okumaktadır? HAYIR. Mali tablolarımıza baktığınız zaman zaten STK’lar ve İktisadi İşletmeleri için sürdürebilirliğinin ne kadar zor olduğunu siz de çok net göreceksiniz...

7. Bir seans ücretiniz 197,93 TL midir?

Burada yine çok kritik bir ayrımı yapmakta fayda var. Eğitim kurumumuz okul ve destek eğitim olarak 2 farklı yapıda hizmet veriyor. Okul birimimizde 45 dakika süren 1 seansın ücreti KDV dâhil 72.79 TL’dir. Yani Devlet desteği olan 79 TL + KDV tutarının daha da altında...Destek eğitim biriminde ise 45 dakika süren 1 seansımızın ücreti KDV dâhil 180

 

 TL’dir. Ayrıca devlet, bu desteği ayda 12 saat olarak veriyor. Biz 1 ayda 160 seans eğitim veriyoruz! Asıl problem burada zaten...Yazının başında PCDI’ın yaygınlaştırma kolu olduğumuzdan bahsetmiştim. PCDI’da devlet eğitimin %90’ını karşılıyor ve aileler sadece %10’unu ödüyor. Biz de ise tam tersi...Siz de çok iyi bilirsiniz ki otizmli çocuklar için eğitimin yoğun ve sürekli olması çok önemli...Biz de çocuklara alması gerektiği saat kadar eğitim veriyoruz...

8. 48 Seans için 9.500 TL ücret aldığınız doğru mudur?

Yine yukarıdaki cevabımdan hareketle; okul programımızda 48 seans eğitimimizin bedeli 3.493 TL, destek eğitim programında ise 48 seans eğitimin bedeli 8.640 TL. Bunlar saklı ya da gizli bilgiler değil. Okulumuzun kapısının önünde yer alan tabelamızda, tıpkı sizin rehabilitasyon merkezinizde de olduğu gibi Milli Eğitim Bakanlığı’nın yönlendirmesi üzerine astığımız eğitim kurumu tabelamız var. Tabelada her eğitim kurumunda olduğu gibi bir QR kod var. Bu kodu okutan tüm vatandaşlar okul ücretine kolaylıkla ulaşabilirler.

9. Yoksul ve çaresiz aileleri sponsor bulamadıklarında kapıdan çevirdiğiniz doğru mudur?

Tek bir model okul ve otizmli çocuklar için tasarlamış Türkiye’deki en iyi model okulda eğitim almak isteyen yüzlerce aile... Kontenjanımız belli, kapasitemiz belli, mali gücümüz belli... Burs listemizde bekleyen ailelerin hepsine geri dönemiyoruz doğrudur! Buna en çok otizmli bir çocuk annesi olarak ben üzülüyorum inanın... Keşke bu okullardan Türkiye’nin her yerinde, her ilçesinde, hatta her mahallesinde olsa... Tıpkı yurt dışında olduğu gibi... Tohum Otizm Vakfı olarak sadece İstanbul’da bir okulla sınırlı olmadığımızı mailin başında anlatmaya çalışmıştım. O yüzden ülke genelinde eğitimler veriyoruz, özel eğitim sınıfları açıyoruz, eğitim portalı, mobil eğitsel uygulamaları ailelere ücretsiz sunuyoruz. Bakanlıklarımızla iş birliği içerisinde projeler geliştirip uyguluyoruz...

10. Rehabilitasyon merkezleri 75 TL karşılığında bir seans verirken siz eğitimlerden neden yüksek ücretler alıyorsunuz?

Otizmli bireylerde erken tanı ve yoğun eğitimin önemi aşikar. Özel Tohum Vakfı Özel Eğitim Okulu otizmli öğrenciler için tasarlanmış bir model olup bireysel eğitim programları ile her bir otizmli çocuk için programlar hazırlanıp gerektiği kadar bire bir eğitim verilmelidir. Otizmli çocukların pek çoğu en az altı ay süre ile bire bir eğitim aldıktan sonra grup eğitimine hazır hale gelmektedir. Bazı çocukların bire bir eğitime ihtiyacı çok daha uzun sürebilmektedir. Bir çocuk bir eğitimci ile eğitimini sürdürmekte hatta her çocuğumuza 1.5 eğitmen düşmektedir. Eğitimin yoğun ve kesintisiz olması önemlidir haftada en az 20 saat ayda 80 saat eğitim almasını önerirken yukarıda da bahsettiğim üzere, devlet ayda 12 saat bireysel ve grup eğitimi ücretini vermektedir. Normal gelişen bir çocuğun ayda 160 saat eğitim aldığı düşünülürse engelli bir çocuğun ayda 12 saat eğitimle ilerleme kaydetmesi düşünülemez.

10. 12 ayda neden 1000 seans kadar az burslu eğitim veriyorsunuz?

 

 Bu sorunuzu tam olarak anlayamadım. Açıklamanızı rica edeceğim. Biz burslu eğitim alan çocuklarımızın eğitim seansları eksik vermiyoruz. 1000 saat kadar az burslu eğitim ne demek gerçekten anlamadık?

11. Yıllarca derslerde lise mezunu birçok personel çalıştırdığınız başlarına sadece bir koordinatör öğretmen verdiğiniz doğru mudur?

Okulumuz eğitimci eğitimini çok önemsemekte; eğitimci işe başladığı günden itibaren yoğun işbaşında süpervizyon verilmektedir. Ortalama olarak her 4 öğretmene 1 formatör eğitimci, eğitim vermektedir. Okulumuzun organizasyon yapısı çocuğun maksimum fayda görmesi üzerine kurgulanmıştır. Akredite olduğumuz Princeton Çocuk Gelişim Enstitüsü’nde olduğu üzere öğretmenler, formatörlere; formatörler eğitim koordinatörlerine; eğitim koordinatörleri ise eğitim direktörlerine bağlı olarak çalışmakta ve bu yapı ile çocuğun yüksek menfaati gözetilmektedir. Direktör, koordinatör, formatör ve öğretmenlerimizin hepsi sistemin içinden yetişmiş, üniversitelerin alan mezunları yetkin eğitimcilerdir.

Eğitimciler ağırlıklı olarak özel eğitim, okul öncesi eğitimi, çocuk gelişimi, psikoloji ve PDR mezunlarından oluşmaktadır. Çocuklardaki ilerlemeleri gösteren veriler eğitimci ve formatörler tarafından her gün düzenli olarak gözden geçirilmektedir. Formatörler, eğitim protokolünü (eğitimciler için önceden belirlenen hedefler ve veriye dayalı gözlem kayıtları) kullanarak, eğitimcilere sürekli olarak işbaşında uygulamalı eğitimler vermektedir. Uygulamalı eğitimlerin ardından belirtilen protokol değerlendirme protokolü olarak kullanılmakta ve eğitimcilerdeki gelişmelerin değerlendirmesi yapılmaktadır. Tüm eğitimciler eğitim yılı başından hizmet içi eğitimleri, her hafta ‘uygulamalı davranış analizi’ eğitimleri ile toplam 100 saat hizmet içi eğitimler almaktadır, Ayrıca 1.039 saat süpervizyon desteği eğitim direktörlerimizce verilmektedir.

Sonuç olarak yöneticiler, öğrenciler, eğitimciler ve formatörler için yapılan değerlendirme sonuçlarının olumlu yönde olması halinde, sunulan eğitimin başarılı olduğu kabul edilmektedir. Birbiri ile bağlantılı bu sonuçların oluşturduğu sistem, etkili bir programın geliştirilmesinde ve yürütülmesinde büyük önem taşımaktadır. Tüm bunlara ek olarak; PCDI’ya bugüne kadar Özel Tohum Vakfı Özel Eğitim Okulu’ndan 1072 adam/gün eğitmen gözlem ve eğitimlere gönderilmiştir.

12. Kompleksiniz 50-60 kontenjan olarak biliniyor. Neden daha çok otizmli çocuğa hizmet verebilmek adına kontenjan artışı veya daha kapsamlı bir bina kompleksi inşa etmediniz?

Kontenjanımız 50 -60 değil. Maksimum kapasite ile ayda 150 öğrenciye hizmet verebiliyoruz. Okuldan zaten karlılık beklemiyoruz ancak kurulduğundan bu yana hep zarar ettiğimiz gibi henüz başa baş noktasına bile getiremedik. Bırakın yeni bir bina kompleksi inşa etmeyi elimizdeki mevcut imkânlarla model okulumuzu ancak yaşatabiliyoruz. Okul binamız, vakıf merkezimiz de bize ait değil... Yıllardır kiracıyız...Sizin tabirinizle bir anonim şirkete hiç yakışmıyor değil mi? En büyük hayalimiz kendimize ait bir okul binasında eğitim verebilmek.

 

 Bugüne kadar ne arazi, ne bina desteği alabildik. İnşallah bir gün bu hayalimizi de gerçekleştirebiliriz.

13. Marmara Üniversitesi ve İstanbul’da bulunan çeşitli vakıf üniversitelerinin özel eğitim ve ilgili bölümlerinde okumakta olan stajyer öğrencilere ayak işlerini yaptırdığınız ve söz konusu öğrencilere aslında staj işi dışında her türlü zorbalığı, köleliği yaşattığınız doğru mudur? Ayrıca öğrencilerden sizlere itiraz edenleri stajlarını yakmakla tehdit ettiğiniz doğru mudur?

Bu sorunuzu gülümseyerek okudum. Cevabım biraz uzun olacak şimdiden kusura bakmayın... 2006’dan bugüne toplam 672 stajyerimiz olmuş. Birçok üniversite her yıl staj konusunda bizim okulumuzu tercih ediyor hatta bazen kapasitemiz dolduğu için olumlu cevap da dönemiyoruz. Okulumuzda zihin engelliler öğretmenliği ve özel eğitim öğretmenliği lisans programları öğretmenlik uygulaması dersleri kapsamındaki staj programlarının yanı sıra psikoloji, çocuk gelişimi ve eğitimi, okul öncesi öğretmenliği, rehberlik ve psikolojik danışmanlık lisans programları kapsamında staj programlarına dâhil olma olanakları bulunmaktadır. Staj programlarımızla özel eğitim alanına bilimsel dayanaklı uygulamalara ilişkin bilgi ve deneyim kazanmış öğretmenlerin yetiştirilmesine öncülük etmekteyiz. Staj programları toplam 12 hafta en az 1 tam gün olarak planlanmaktadır. Öğrencilerin staj programlarında aşağıda yer alan temel hedefler amaçlanmaktadır:

- Uygulamalı davranış analizi ilkelerinin eğitim ortamında pratik becerilere aktarımını kavrama

- Sınıf içi eğitsel ve davranışsal uygulamaları gözlem yapma

- Otizmli çocuk ve bireylerin davranış özellikleri gözlem yapma, eğitsel hedeflerini

inceleme, staj öğretmeni liderliğinde örnek eğitim programı geliştirme

- Geliştirdiği eğitim programını staj öğretmeni süper vizyonu altında belirli sürelerde

uygulama

- Eğitim ortamında gerekli materyalleri tasarlama

- Uygulamalarına ilişkin günlük kayıt tutma, kayıtların grafiksel analizlerini yapma

- Sınıf içi aile eğitimlerini gözlem yapma

- Sınıf için tüm gözlem süreçlerini rapor etme

Gerek öğretmenlik uygulaması dersi kapsamında zorunlu staj programına dâhil olan öğrenciler gerekse gönüllü staj deneyiminden faydalanmak isteyen eğitimciler staj programlarımızdan maksimum düzeyde faydalanmaktadır. Staj programlarının sonunda öğrenciler staj öğretmenlerinden ve staj programından duymuş oldukları memnuniyetleri ile ilgili anket doldurmakta, görüş ve önerilerini sunmaktadırlar.

Ankette aşağıdaki sorular yer almaktadır. Öğrenciler 7 üzerinden puan verebilmektedir.

1.Çalışanların çocuklar ile gerçekten ilgili olduğundan ve onların ilerlemelerini takip etmelerinden ne kadar memnunsunuz?

2. Çalışanların güler yüzlülüğü ve yardımseverliğinden ne kadar memnunsunuz?

 

 3. Veri toplama hakkında öğrendiğiniz yeni bilgilerden ne kadar memnunsunuz?

4.Çalışanlardan görmüş olduğunuz işbirliği ve rehberliğin miktarından ne kadar memnunsunuz?

5. Programın çocuklar için etkili olduğundan ne kadar memnunsunuz?

Ölçek puan açıklamaları şu şekildedir.

[ YB ] Cevap için yetersiz bilgi [ 7 ] Tamamen memnunum. [ 6 ] Memnunum.

[ 5 ] Biraz memnunum.

[ 4 ] Ne memnunum ne değilim. [ 3 ] Biraz memnun değilim.

[ 2 ] Memnun değilim.

[ 1 ] Tamamen memnun değilim.

Son 4 yılda toplam 345 stajyerimizden %76’sı bu anketi doldurmuş. Son 4 yılın stajyer memnuniyet anketleri doldurulma sayıları ve sonuçları aşağıdaki tablo gösterildiği şekildedir. Sonuçlardan da anlaşılacağı üzere herhangi bir zorbalık ve kölelik durumu yaşamamışlardır. Üstelik en çok iş başvurusu aldığımız grup bizde staj yapan mezunlardır.

 Eğitim Yılı

Anket dolduran öğrenci sayısı

Ortalama Puan (En yüksek Puan 7’dir)

2015-2016

12

6,9

2016-2017

81

6,6

2017-2018

112

6,3

2018-2019

60

6,7

14.Yayınladığınız üzere hesaplarınıza bakıldığında yılda en az 6-7 milyon bağış topluyor bu bağışları neden huzur haklarınız dışında eğitime ve bilimsel çalışmalara harcamıyorsunuz? Bu bağışları hizmetlerinizden daha çok otizmli çocuk ve ailesinin yararlanması için neden harcamıyorsunuz? Hesaplarınızdaki parayı faizde değerlendirmektense neden yurdun başka il veya ilçelerinde hizmet merkezleri açmamaktasınız?

Öncelikle belirtmek isterim ki kurulduğumuz günden bugüne ben dahil hiçbir yönetim kurulu üyemiz huzur hakkı almamıştır. Tam tersi hepimiz vakfa destek vermişiz ve yıllardır sürdürebilirliği sağlamak için maddi & manevi her türlü katkıda bulunmuşuzdur.

2018 yılında vakıf bütçemizde gelir kalemimiz 9.762.658 TL, gider kalemimiz 8.361.787 TL’dir. Bu arada 9.762.658 TL’yi şartsız bağış olarak algılamayınız. Bu gelirin 4.369.793 TL’si ise hibe makamları tarafından amaca yönelik projeler yürütmemiz üzere şartlı olarak verilmiştir. Proje faaliyetleri kapsamında her bir liranın gideceği yer ve harcanacağı kalem

 

 bellidir. Vakıflarda %70’e %30 kuralı vardır. Yani her yıl topladığınız bağışın %70’ini amaca yönelik çalışmalara aktarmalısınız ve bunun hesabını da hem devlete hem de hibe makamlarına kuruşu kuruşuna verirsiniz.

Bu soruyu sorarken Vakıf bugüne kadar yaptığı çalışmaları, projeleri, geliştirdiği uygulamaları, verdiği eğitimleri ve hazırladığı bilimsel raporları & araştırmaları & yayınları bilmediğinizi düşündüm. Mesela bugüne kadar 70.754 kilometre yol yaptığımızı, 40 ilimize gidip eğitimler verdiğimizi on binlerce aileye, öğretmene ulaştığımızı, sayısız özel eğitim sınıfı donattığımızı bilmediğiniz gibi...

15. Bir forumda bir veli tarafından yapılmış vakıf değerlendirmeniz hakkında; ‘‘Sizi zorla çağırmıyoruz, çocuğunuz 9-10 yaşına gelince sizi döverse kapımıza gelmeyin.’’ diyebilme basitliğini gösterdiniz mi?

Ben bir anneyim Bahattin Bey... Üstelik otizmli çocuğu olan bir anneyim. Sizce böyle bir cümle kurmuş olmam mümkün mü? Basitlik diye bitirdiğiniz sorunuzu ben okurken utandım... Belli ki siz bu soruyu sorarken utanmamışsınız.

Bir kontrat imzalatılıyor ve eğitim hakkında ya da ücret vb. konularda kurum içinde veya dışında konuşmak yasaklanıyor. Bu yasağa uymayanların eğitimlerinin sonlandırılması tehdidi söz konusu oluyor.

Vermiş olduğunuz bu bilgi de yanlıştır. Keşke bu yazıyı kaleme almadan bana ulaşma nezaketini gösterseydiniz de bu yanlışların içine sizi sokmalarına izin vermeseydiniz. Destek eğitim birimi ve okulumuzda ailelerimizle yapılan sözleşmeler kanuni olarak hem kurumun hem de ailelerin haklarını gözeten niteliktedir. Konuşma & konuşmama gibi bağlayıcı hiçbir madde yoktur. Bizim aile ile yaptığımız sözleşme çocuğun yüksek menfaatini içerir. Bursunun devam etmesi için devam zorunluluğu, velinin derse katılım zorunluluğu gibi maddelere yer verir. Lütfen bana sorunuzun kaynağı bu kontratı ve ilgili maddeleri ispat edin...

16. Stajyer olarak giriyorsun köle olarak kullanılıp gönderiliyorsun. Hal böyleyken masa başında oturup yorumlarınızla velileri azarlayıp, tehdit ederek bununla yetinmeyip rehabilitasyon merkezlerini hedef alacağınıza bu kurumların ne şartlarda hizmet verdiğini; binlerce çocuğun topluma nasıl entegre edildiğini görmeye çalışın. Öyle yılda sadece 50-60 otizmli bireye eğitim vermekle; binlerce çocuğa eğitim veren kurumların durumu anlaşılamaz. Bu sebeple renk körlüğüne kapılmadan dönün önce kendinize bakın ve lütfen sorularımıza içtenlikle cevap veriniz.

Renk körlüğü gibi bir engel türüyle dalga geçen bu ayrıştırıcı, ayrımcı dilden vazgeçin lütfen... Siz gazetecisiniz... Ayrımcılık dilde başlar ve siz bu ayrımcılığı hiçbir engel türü ile ilgili yapmamalısınız... Son sorunuz yukarıda sorduğunuz soruların tekrarı olmuş. Tek tek anlatmaya, uzun uzun açıklamaya çalıştım... Bu yazıyı baştan objektif olarak kaleme almadığınızdan, muhtemelen bu cevapları da objektif olarak okumayacaksınız. Yazının başında belirttiğim davetim geçerlidir. Unutmayın ki insan bilmediğine düşman olurmuş! Bizim kapımız size her zaman açık... En kısa zamanda bekleriz...”

Bu cevaplar üzerine gözler Dernek Başkanı Bahattin Demir’in açıklamalarına çevrildi. Konuyla ilgili kendisinden henüz bir açıklama gelmedi.

MAXİ
Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Esenyurt Çınar Mahalle Muhtarlığından Öğrencilere Yardım KampanyasıÖnceki Haber

Esenyurt Çınar Mahalle Muhtarlığından Öğ...

Başkan Çalık Gürpınar Esnafıyla Kahvaltıda BuluştuSonraki Haber

Başkan Çalık Gürpınar Esnafıyla Kahvaltı...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!