CHP Esenyurt’tan 8 Mart’a Özel İftar: Kadınların Gücü Aynı Sofrada Buluştu

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
CHP Esenyurt’tan 8 Mart’a Özel İftar: Kadınların Gücü Aynı Sofrada Buluştu
CHP Esenyurt İlçe Başkanlığı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla iftar programı düzenledi.

İlçe Kadın Kolları tarafından organize edilen programa CHP İstanbul Milletvekili Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu, CHP Esenyurt İlçe Başkanı Cafer Çakmak, CHP’den  Prof. Dr. Ahmet Özer kızı Seraf Özer ile katılırken kadın örgütleri, kadın dayanışma dernekleri, CHP İl kadın kolları yöneticileri, partililer ve yüzlerce Esenyurtlu kadın katıldı. 

Programda söz alan Prof. Dr. Ahmet Özer, eşitlik, laiklik ve hukuk ilkeleri ile güvence altına alınan hakların uygulanmadığını bu sebeple kadınların hayatın her alanında eksik bırakıldığını vurguladı. 

Ahmet Özer konuşmasında, 9 Mart’ta görülecek İBB davası ve Ekrem İmamoğlu’nun yanında olmaya devam edeceklerini, tutuklu siyasilerin özgürlüklerine kavuşmasını, hasta tutsakların tedavi edilmeleri gerektiğini söyledi. 

“Öncelikle kadın kollarımızın bu toplantıyı tertipleyerek bugün bir araya gelen tüm kadınlarımızı tebrik ediyorum. Yaşamın güzelleşmesi için gerekli olan en değerli kavram eşitliktir. Ama bunun zihinde olması gerekiyor. Kadınlar eşit değil, peki nerde eşit değil? En önemlisi zihinde eşit değil. Zihnimizde bunu yıkmadığımız sürece o eşitliği yakalamamız mümkün olmuyor. Sadece söylemde olmaz, insan olarak eşit olmayı sağlamamız gerekir. 

Amaç kadının toplumsal hayata katılmasını sağlamaktır. Mecliste, fabrikada, okulda, işte her yerde olmalıdır. Bizim hayatımızın her alanında, kadın yâda erkek mutlak eşitliği sağlamamız hukuk ve laiklik ilkeleri ile olur. Mustafa Kemal Atatürk’ün bu ülkeye armağan ettiği en önemli şey laikliktir. Eşitliği sağlamanın en temel unsurları ancak hukukla ve laikliğin uygulanması ile gerçekleşir. 

‘’Bir mücadelede kadın yoksa başarı yoktur’’ 

”Aslında bizim anayasamızda var ve 2’nci maddesi diyor ki, Türkiye Cumhuriyeti Laik,  Demokratik, Sosyal bir Hukuk devletidir. Kadının başka bir önemi daha var.  Çocuğun ilk mimarı annedir. Ben eğer bugüne gelmişsem eksiği ile fazlasıyla babamdan çok annemin payı daha büyüktür. Yaşamın her alanında, ama olmazsa olmayacak kadınlar olmalıdır. Kadın yoksa hayat yoktur. Bir mücadelede kadın yoksa başarı yoktur” dedi. 

‘’16 milyonluk bir şehrin belediye başkanını tutsak etmek ne demek’’ 

Sözlerine devam eden Ahmet Özer, ‘’Yarın İBB davası var. Havva annemizin yetiştirdiği bu ülkenin değerli bir evladı olan, aylardır zindanda bir adım geri atmadan, yiğitliği ile şaşırtan Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nu davası var. Yine biz orada olacağız, gözümüz kulağımız orada olacak. 

Madem kardeşleşeceğiz, kucaklaşacağız Allah’tan korkmak lazım. 16 milyonluk bir şehrin, beleye başkanını tutsak etmek ne demektir. 15 tane belediye başkanını hapse tıkmak ne demektir. Bugüne kadar yüzlerce belediye başkanı böyle davalardan yargılanmış. Fakat hiçbiri içeri girmemiş” dedi. 

‘’Hukuk değil, insani ve vicdani bir durumdur’’ 

Özer, diğer taraftan Selahattin Demirtaş, Osman Kavala, Can Atalay ve Tayfun Kahraman ile ilgili AYM ve AHİM kararları olduğunu belirterek, içerde olduklarının hukuka aykırı bir durum olduğunu ifade etti. “Bir ülke kendi çıkardığı anayasasına, kendisi uymaz mı? Biz o zaman nasıl saygın ve güvenilir bir ülke oluruz. Bu kararlar behemehâl uygulanmalıdır. Diğer yandan hasta tutsaklar Murat Çalık, Muhittin Böcek, Tayfun Kahraman ve yüzlerce arkadaşımız ölüm kalım mücadelesi veriyorlar. Bunları çıkarıp sağlıklarına kavuşmalarını sağlamak hukuk değil. İnsani ve vicdani bir durumdur. 

Bir taraftan barış sürecini yürütürken, öte taraftan ülkenin yarısını dışlarsanız, ülkenin ana muhalefet partisine operasyon üzerine operasyon yaparsanız, nasıl barışı getireceğiz,  nasıl kardeş olacağız soruyorum?

  

‘’Utanmadan, çatala kaşığa adını yazdırıyor’’ 

”Esenyurt’ta bir Kayyum garabeti olduğunu vurgulayan Özer, atanmış bir devlet memurunun seçilmiş belediye başkanı gibi halkın kaynaklarını kullandığını belirterek, ‘’Hodri meydan gel seçime girelim, sana 50 binde avans’’ sözleri dikkat çekti. 

Bir diğer konu ise Kayyum meselesidir. Bu kayyum darbesi, kayyum işgali, kayyum ayıbıdır. 

Kayyum demokrasiye saplanmış bir hançerdir. Demokrasi için bir ayıptır. 

Kayyum halk iradesine yapılmış bir saldırıdır. Halkın oy verme hakkının hiçe sayılmasıdır. 

Hakkı olmadığı halde bir şehri işgal etmektir. Kayyum halk diye bir varlığı yok saymaktır. 

Esenyurt’ta gelmiş bir kayyum, sağa sola sanki belediye başkanı olarak seçilmiş gibi kendi ismini parlatan, Utanmadan kaşık çatal yapıp kendi ismini yazan bir garabet olabilir mi? Ve bu kayyum zaten halk için değil birilerinin çıkar ve menfaatleri için har vurup harman savuruyor. 

Sen devlet memurusun, belediye başkanımı olmak istiyorsun? İşte Hodri meydan, gel sana 50 binde avans verelim. Seçime girelim, kendini göster gel o zaman belediye başkanı ol. 

”Kayyum bana değil sizin iradenize atanmıştır” 

Özer; ”Unutmayalım dünya bu kadar kötü ise sadece kötülerin yüzünden değil, kötülüklere ses çıkarmayan korkanlarında onda payı vardır. Ben Esenyurt’ta yolda yürüyemiyorum. Ve herkes bana soruyor, başkanım ne zaman dönüyorsunuz? O belediye sizin belediyeniz ve sizde hakkınıza hukukunuza sahip çıkacaksınız. Siz sesinizi çıkarmadığınız zaman bu Kayyum denilen garabet, utanmadan sağa sola belediye başkanı diye kendisini yazan adam, sizin onu meşrulaştırdığınızı sanacaktır. Oysa o meşru seçilmiş bir kişi değil atanmıştır. 

Bu bana verilen ceza sadece bana değil size verilmiştir. Kayyum bana değil sizin iradenize atanmıştır. Bu işgal sadece benimle ilgili değil, sizinle ilgilidir. Şimdi birileri bir yerlerde başka oyunlar tezgâhlayabilir. Ama bizim alnımız ak, başımız diktir. Biz dosdoğru haksız olana karşı zindan da olsa ucunda mücadeleye devam etmeliyiz.  Hiç kimse halktan almadığı yetkiyi halk adına kullanamaz.” ifadelerini kullandı. 

‘’Kadınların özgürce yaşadığı bir dünya istiyoruz’’ 

Sunum konuşmasını CHP Esenyurt Kadın Kolları Başkanı Semra Kahraman yaptı. Kahraman, “Geçmişten günümüze kadınların yaşadığı sorunları belirterek, CHP kadın kolları çalışmalarından bahsetti. 

Kahraman ardından Esenyurt Belediyesi CHP Meclis Üyesi Selma Ergen söz alarak 8 Mart ile ilgili konuşma yaptı. “Artık yeter diyoruz. Kadınların yaşantısı bir pazarlık konusu olamaz. 8 Mart dayanışma, mücadele ve eşitlik günüdür. Bugün sadece kadınlar için değil daha adil bir dünya için haykırıyoruz. Hep birlikte söylüyoruz. Kadın, yaşam ve özgürlük diyoruz. Emeğin sömürülmediği, kadınların özgürce yaşadığı bir dünya istiyoruz. Dünya kadınların emeği ile dönüyor. Yaşasın 8 Mart ve yaşasın kadınların özgürlüğü” dedi. 

Selma Ergen ardından bir diğer kadın meclis üyesi Aydan Kara söz aldı. Kara, “Eşitlik eğer uygulanabiliyorsa ancak o zaman anlam kazanıyor. Bunu uygulama olarak da her türlü eşitsizliği, ayrıştırmayı ve şiddeti reddediyoruz.” dedi 

Kadınların özgürlüğü, eşitliği, emeği ve dayanışmayı temsil eden, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü sebebiyle programda konuşmacıların çoğunluğu kadınlar oldu. 

Kaynak:Esenyurt Haberleri

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Esenyurt’ta binlerce mağdur bırakan İnşaat devi için iflas kararıÖnceki Haber

Esenyurt’ta binlerce mağdur bırakan İnşa...

Beylikdüzü’nde yol verme tartışmasında silah çektiSonraki Haber

Beylikdüzü’nde yol verme tartışmasında s...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!