Melike Al

Melike Al

Mail: melike.al93@gmail.com

Sağlık Bahane, Müdahale Şahane: Özgürlüklerin Dumanı mı Çıkıyor?

​Son günlerde Meclis gündemine taşınan ve tütün ürünlerini 2040 yılına kadar hayatımızdan tamamen çıkarmayı hedefleyen yasa tasarısı, sadece bir sağlık meselesi değil, aynı zamanda devletin birey üzerindeki sınırlarının nerede bitmesi gerektiği tartışmasıdır. Elbette hepimiz daha sağlıklı bir toplum arzuluyoruz; ancak bu arzuya ulaşma yöntemimiz, bireyin en temel hakkı olan “seçme özgürlüğünü” bir kenara iterek mi olmalı?

​Modern hukuk devletlerinde devletin görevi; vatandaşı eğitmek, bilinçlendirmek ve tercihlerinin sonuçları hakkında uyarmaktır. Ancak bir yetişkinin, tüm risklerini bilerek kendi iradesiyle aldığı bir karara kilit vurmak, devletin rehberlik rolünden çıkıp “vasi” rolüne soyunması demektir. Bu tarz aşırı müdahaleci yaklaşımlar, bireysel özgürlükleri kamusal fayda adı altında yavaş yavaş aşındıran, tehlikeli bir yolun kapısını aralar. Bugün sağlığımız için tütün kullanımına getirilen bu mutlak yasakçılık, yarın yaşam tarzımızın hangi parçasına müdahale edecektir? Kendi bedenimiz üzerindeki tasarruf hakkımız, yasalarla sınırlandırılabilecek bir lüks değildir; aksine hürriyetin temelidir.

​Öte yandan, devletin öncelikler listesindeki bu keskin “tütün mesaisi” de ciddi bir tutarsızlığı barındırıyor. Biz kapalı ve açık alanlarda kimin ne içtiğini denetlemek için devasa bütçeler ve enerji harcarken, toplumun dokusunu asıl zedeleyen, gençliğimizi uçurumun kenarına iten uyuşturucu bataklığıyla mücadele ne aşamada?

​Yasal ve denetime tabi bir ürünü “toplum sağlığı” gerekçesiyle yasaklamaya odaklanırken; merdiven altına inen, sokağın her köşesine sızan ve telafisi mümkün olmayan uyuşturucu trafiğinin hala tam anlamıyla önüne geçilememiş olması büyük bir çelişkidir. Sigara içen bir vatandaşın peşine düşmek, uyuşturucu tacirlerinin yarattığı karanlığı dağıtmaktan daha mı kolaydır? Devletin tüm ağırlığını, bireyin kendi rızasıyla seçtiği bir alışkanlığa değil, toplumu çürüten ve iradeyi yok eden asıl zehirlere vermesi gerekmez mi?

​Sonuç olarak; bireyin kendi tercihlerinden doğan sorumluluğu devletin devralması, özgürlüklerin alanını daraltır. Sağlık bahanesiyle hür iradeye vurulan her ket, toplumun kendi kararlarını verebilme yetisine vurulmuş bir darbedir. Sigaranın dumanıyla uğraşmak yerine, odak noktamızı gerçek ve hayati tehlikelere çevirmeli; özgürlükleri koruyarak da sağlıklı olunabileceğini unutmamalıyız.

Facebook Yorum

Yorum Yazın