Ardahan’ı Haritadan Silin!
Evet, yanlış okumadınız.
Madem ki Ardahan’ın kalkınması istenmiyor, madem ki bu şehir her ayağa kalkmaya çalıştığında birileri rahatsız oluyor, madem ki Ardahan’a sahip çıkanlar yalnız bırakılıyor, o zaman en iyisi Ardahan’ı haritadan silin!
Nasıl olsa yıllardır yapılan da bundan farklı değil.
Son 24 saattir Türkiye’nin gündeminde Ardahan var. Ulusal televizyonlar, haber siteleri, sosyal medya platformları Ardahan’ı konuşuyor.
Peki neden?
Bir yatırım müjdesi nedeniyle mi?
Bir kalkınma hamlesi nedeniyle mi?
Hayır.
Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli’nin görevden alınması nedeniyle...
İşin acı tarafı da tam burada başlıyor.
İlk Kez Ardahan’a Bir Vali Geldi
Belki birçok kişi bu cümlenin ne anlama geldiğini anlamayacaktır.
Ama Ardahanlılar anlar.
Yıllardır Ardahan’a gönderilen isimlerin büyük bölümü kaymakam kökenliydi. Bu kez farklı oldu. İlk kez görev yapan bir vali Ardahan’a atandı.
Üstelik Ardahanlı bir vali...
Memleketini bilen, insanını tanıyan, derdini bilen bir isim göreve geldi.
Daha koltuğuna alışmadan sokağa çıktı.
Esnaf gezdi.
Vatandaş dinledi.
Köylere gitti.
İlçeleri dolaştı.
Ardahan’ın yıllardır konuşulmayan potansiyelini konuşmaya başladı.
Ve galiba hata da burada başladı.
Çünkü bu şehirde yıllardır değişmeyen düzeni değiştirmeye kalktı.
Birileri Ardahan’ın Tanınmasından Rahatsız mı Oldu?
Çıldır Gölü için çalıştı.
Festival için uğraştı.
Kano etkinlikleri düzenledi.
Turizm projeleri geliştirdi.
Sonra çıktı ve Türkiye’ye seslendi:
“Ardahan’a gelin.”
İnsanlar geldi.
Mardin’den geldi.
Konya’dan geldi.
Trabzon’dan geldi.
Çanakkale’den geldi.
Türkiye’nin dört bir yanından insanlar Ardahan’ı görmek için yollara düştü.
Bisiklet festivali dedikleri şey aslında bir turizm seferberliğiydi.
Yıllardır kimsenin yapamadığını yaptı.
Ardahan’ı konuşturdu.
Ardahan’ı görünür hale getirdi.
Ardahan’ı gündem yaptı.
Ve tam da o noktada oklar çevrilmeye başlandı.
Bir Milletvekilinin Sözüyle Vali Mi Alınır?
Günlerdir kamuoyuna sunulan hikâye şu:
CHP Kars Milletvekili eleştirdi, vali görevden alındı.
Ben buna inanmıyorum.
Siz inanıyor musunuz?
Türkiye Cumhuriyeti’nde bir vali, gece yarısı yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle görevden alınacak ve bunun tek nedeni bir milletvekilinin açıklamaları olacak...
Kusura bakılmasın ama bu hikâye bana eksik geliyor.
Çünkü devlet yönetimi sosyal medya yorumlarıyla yapılmaz.
Valiler de sosyal medya kampanyalarıyla görevden alınmaz.
Ortada çok daha büyük bir fotoğraf olduğu açık.
Asıl Soru Şu: Kimin Rahatı Bozuldu?
Bugün Ardahan’da herkesin konuştuğu iddialar var.
İl Özel İdaresi’nde yaşandığı öne sürülen usulsüzlükler...
Kayıp olduğu iddia edilen milyonlar...
Dokunulmak istenmeyen alanlar...
Rahatsız olan çevreler...
Eğer bu iddialar doğruysa, asıl soru şudur:
Vali Mehmet Fatih Çiçekli kimin rahatını bozdu?
Kimin düzenine dokundu?
Kimin hesaplarını karıştırdı?
Çünkü bu ülkede bazen bir insanın başarısı değil, birilerinin çıkarlarına dokunması problem olur.
İşte bu yüzden bugün yaşananları yalnızca bir görev değişikliği olarak okumuyorum.
Ardahan Değil, Ardahan’ın Umudu Görevden Alındı
Benim nazarımda görevden alınan sadece bir vali değildir.
Görevden alınan Ardahan’ın son dönemde yakaladığı heyecandır.
Görevden alınan Ardahan’ın görünür olma çabasıdır.
Görevden alınan Ardahan’ın umutlarıdır.
Çünkü yıllardır bu şehir hep birilerinin gölgesinde yaşamaya mahkûm edildi.
Kars’ın gölgesinde...
Erzurum’un gölgesinde...
Sistemin gölgesinde...
Ve ne zaman başını kaldırmaya çalışsa bir şeyler oldu.
Bu yüzden bugün yaşananlara sadece bürokratik bir tasarruf gözüyle bakamıyorum.
Bir Çift Söz de Ardahan’daki Gazetecilere
Buradan özellikle Ardahan’da yaşayan bazı meslektaşlarıma da seslenmek istiyorum.
Bugün çıkıp “Valiyi ben görevden aldırdım” havasına girenler var.
Bunu başarı hikâyesi gibi anlatanlar var.
Gerçekten ibretlik.
Bir vali birkaç ay içinde Ardahan’ın tanıtımı için ortaya yılların toplamından daha fazla görünürlük koymuş.
Siz ise onun görevden alınmasını marifet gibi anlatıyorsunuz.
Ardahan’a en büyük kötülüğü dışarıdakiler değil, bazen içeridekiler yapıyor.
Acı ama gerçek bu.
Yıllardır İstanbul’daki, Ankara’daki, İzmir’deki Ardahanlılara ahkâm kesenler, bugün memleketleri için ne yaptıklarını önce kendilerine sormalıdır.
Çünkü Ardahan’ın ihtiyacı kişisel hesaplaşmalar değil, ortak mücadeledir.
Sessiz Kalanların Şikâyet Etme Hakkı Yoktur
Bugün susanlar...
Bugün tepki vermeyenler...
Bugün “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışıyla hareket edenler...
Yarın Ardahan’ın neden geri kaldığını sorgulamasın.
Çünkü cevabı bugün verdiler.
Sessizlikleriyle...
Kayıtsızlıklarıyla...
Ve umursamazlıklarıyla...
Son Söz: Ardahan’ı Haritadan Silin!
Eğer Ardahan’a sahip çıkılmayacaksa...
Eğer Ardahan için mücadele edenler yalnız bırakılacaksa...
Eğer bu şehir her ayağa kalkışında önüne engeller çıkarılacaksa...
Eğer Ardahan’ın kaderi sürekli geri bırakılmak olacaksa...
O zaman haritalardan silin Ardahan’ı.
Kimse de çıkıp “Bu memleket neden gelişmiyor?” diye sormasın.
Çünkü cevabı artık hepimiz biliyoruz. Bir Ardahan Posoflu, bir gazeteci ve memleket sevdasını her şeyin üstünde tutan bir sivil toplum temsilcisi olarak yaşananları sadece izlemiyorum; kayda geçiriyorum.
Çünkü bazı kararlar yalnızca bir bürokratın görev yerini değiştirmez.
Bazı kararlar şehirlerin kaderine dokunur.
Ve bugün Ardahanlıların sorması gereken tek soru şudur:
Görevden alınan gerçekten bir vali miydi, yoksa Ardahan'ın umutları mı?
Bugün kaybeden Ardahan’dır.
Ve ne yazık ki Ardahan, bir kez daha kendi kaderiyle baş başa bırakılmıştır.















Facebook Yorum
Yorum Yazın